Spor vazgeçilmez bir tutku, heyecan ve hatta birçoğumuz için olmazsa olmaz...
Ama yaşamın dinmek bilmez temposu içinde fırsat bulamadığımız, gözardı ettiğimiz heyecanlarımızı yarınlara saklıyoruz.
Son yıllarda gelişen "sport club" anlayışı da bu gereksinime kulak vererek birçok aktiviteyi birarada yapma olanağı sunuyor.
Fitness merkezlerinden tenise, yüzmeden golfe ve daha birçok farklı aktivitenin birarada yapıldığı spor adresleri burada...
Ekonomik kriz spor endüstrisini olumsuz etkilese de, iş dünyasının spor merkezlerine olan ilgisi aksine artıyor. Son trend ise sağlıklı yaşam kadar ‘çevre’ edinmek için spor salonlarına gitmek.
Krizden bunalan ve stres atmak isteyen iş dünyası soluğu spor salonlarında alıyor. 700 lira ile 10 bin dolar arasında değişen yıllık ücretler karşılığında, pilates, kinesis, gym ve kardio, squash, yoga, dans ve yüzme gibi dallarla ilgilenen profesyonel kesim, hem sağlıklı bir yaşamın kapılarını açıyor hem de sosyal çevre kuruyor. Yaşanan ekonomik krizin verdiği stresi üzerinden atmak isteyen iş dünyası, spor merkezlerinin kapısını çalarak çare ararken, büyük kulüplerin yöneticileri spor merkezlerinde yaşanan yoğunluğun nedenini, yine ekonomik krize bağlıyor. Her ne kadar spor merkezlerinin yeni üye sayısında ciddi artışlar yaşanmasa da yoğunluk gözle görülür şekilde artış gösteriyor.
İşsiz kalan ancak spor salonuna üyeliği devam eden ya da işleri azalan profesyoneller stres atmak için spor merkezlerinde zaman geçirmeyi tercih eder oldu. Üstelik her zaman olduğundan çok daha uzun saatlerini spora ayıran yöneticilerin tek amacı ise ‘sağlıklı bir yaşam’ sürmek değil. Spor merkezleri piyasaların durgunluk yaşadığı şu dönemde hem yeni iş bağlantıları kurmak hem de ‘çevre’ edinmek için ideal mekanlar olarak gösteriliyor.
İş bağlantıları salona taşındı
Ekonomik krizin etkisiyle çalışan ya da işsiz kalan tüm profesyonellerin ‘kemer sıkma’ politikası, her ne kadar spor endüstrisini olumsuz etkilemiş de olsa, sporun yarattığı psikolojik etki maddi kaygının önüne geçti. Spor yaparken harcanan efora bağlı olarak salgılanan mutluluk hormonu, krizden bunalan iş dünyasını bir nebze de olsa bu havadan uzaklaştırmaya yardımcı oluyor.
Sağlıklı bir yaşam sürmek ve stresten uzaklaşmak kadar son dönemde iş amaçlı ‘network’ kurmak amacıyla spor merkezlerinin yolunu tutan kişi sayısında artış yaşanıyor. “Kriz döneminde işleri azalan, işini kaybeden ya da emekliye ayrılan kişilerin spora daha fazla zaman ayırdığını görüyoruz. Çeşitli iş kollarından yönetici ve şirket sahibinin sıklıkla zaman geçirdiği spor merkezlerine üye olmak, iyi iş ilişkilerinin kurulmasına ya da yeni iş bağlantıları yapılmasına katkı sağlıyor”
Avrupalı ucuz, Türkler lüks peşinde
Her ne kadar Türkiye’de spor merkezlerine gösterilen ilgi krize rağmen artsa da rakamlar henüz talebin Amerika ve Avrupa ülkelerine göre oldukça geride olduğunu ortaya koyuyor. Uluslararası Sağlık ve Spor Kulüpleri Birliği’nin (IHRSA) hazırladığı rapora göre Türkiye’de spor yapanların yalnızca yüzde 1.72’si spor salonlarını kullanıyor. Örneğin Hollanda’da bu oran yüzde 16’lara çıkıyor. |